Bir Diş Tedavisi Masalı - 1

Bir Diş Tedavisi Masalı - 1

Bi kot bi tişört moda ağırlıklı olarak devam etse de gittiğim yerleri, yaşadığım olayları anlatmayı da seviyorum. Bugün hayatımda büyük bir adım olarak gördüğüm diş tedavimden bahsetmek istiyorum. Burayı bir sürü genç kızın okuduğunu da biliyorum. Ben yaşadıklarımı aktarayım ki, sizler benim yaptığım salaklıkları yapmayın.

Öncelikle söylemem gerekirse diş konusunda klasik bir Türk insanıyım. Ağrıdan gözümden yaşlar gelene kadar diş hekimine gitmem. Gitsem de tedaviyi yarıda bırakır, diş ağızda duramaz hale gelene kadar ertelerim. Dişci korkusu hiçbi şeye benzemiyor arkadaş. Hele bi de diş ağrısı doğum sancısından beter meter lafları dolanınca, mümkün olduğunca kaçtım hekimlerden.

İşte ben bütün bildiklerimin yalnış olduğunu 25 yaşında koca bir kazıkken öğrendim. Siz benle aynı hatayı yapmayın diye anlatıyorum.

Geçtiğimiz aylarda diş ağrım dayanılmaz bir hal alınca diş hekimine gitmeye karar verdim. Tedaviyi kendi aklımda yaptım bile. "Bi ağrı kesici verir onu kullanırım geçer." Nah geçer. Sanki çok matah bi şeymiş gibi dişciden kaça kaça neredeyse ağzımda diş kalmıyormuş. Doktor ağzımdaki problemleri öyle bi anlattı ki, çekiçle yüzüme yüzüme vursa daha çabuk hallolurdu sorunlar. Senelerin ihmaliyle oluşan çürükler, dolgu gereksinimleri, şekil bozukluğu derken öyle bir anlattı ki önceki gittiğim doktor, ben yine tırsıp vazgeçtim.

Ve işte tam bu kaosun, bıkmışlığın, korkuların ve ağrıların ortasında dünyanın ennnnnn tatlı diş hekimi Cüneyt Keskin ile tanıştım. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle gittiğim canım doktorum 25 yıllık diş hekimi korkumu attı. Eğer tedaviden korkuyor, tırsıyorsanız bi Cüneyt Bey'e gidin, hiçbi şey yaptırmasanız bile öyle tatlı anlatıyor ki korku morku kalmıyor. Psikoloji; diş tedavisinde en önemli unsurlardan biri bence.

Bi defa muayenehaneye girince içim açıldı. O hep korktuğumuz dişci koltuğu şeker pembesi, ağız çalkalanan sızı pembe, hatta ağızdaki tükürüğü emen aletin hortumu bile pembe! Sanki doktorcum benim için özel hazırlanmış :))

Benim bu tırsak hallerime büyük bir sabırla katlandı Cüneyt Keskin. İki lafından biri "Korkacak bir şey yok Pelincim" oldu. Gerçekten de korkacak bir şey yokmuş. Sanırım tedaviye başlamamda en etkili şey doktorumun tatlı dili oldu. Dişlerimin sorunlu olduğunu ama halledilemeyecek hiçbir şey olmadığını söyleyip önce beni psikolojik olarak rahatlatınca başladık tedaviye.

Hayır insan utanıyor da dişleri bu kadar sorunlu olunca. Çocukluktan beri biraz daha iyi baksam belki bu kadar sorun çıkmayabilirdi ama napıyım canım allah babuş da beni böyle üşengeç ve sorumsuz yaratmış.

Röntgenler çekildi, kalıplar alındı, dolgular, diş taşı temizliği derken bir kaç aylık tedavi sonrasında dün itibariyle dişleri telli bir kız oldum. Ergenliğim boyunca "nedense?" salakça kaçtığım tedaviye iş güç sahibi olmuş koca bir kazıkken başladım. Olsun geç olsun güç olmasın.