Bir Diş Tedavisi Masalı - 2

Bir Diş Tedavisi Masalı - 2

Bundan bir kaç ay önce şu yazımda, yıllardır veremediğim bir karar verip, dişlerime tel taktırarak tedaviye başladığımı yazmıştım. Konu ile ilgili o kadar çok soru, o kadar çok yorum geldi ki, merak edilen noktaları gidermek için serinin ikinci yazısını yazmaya karar verdim.

Telli geçen 4 ayın ardından söylemeliyim ki, 2012 yılında aldığım ennn doğru karar olmuş bu. Hatta bütün ömrüm boyunca aldığım en doğru karar olmuş. Bin kere söyledim, bin kere daha söyleyeceğim, sakın ertelemeyin, geç kalmayın, yaşınız kaç olursa olsun, tedaviye baş-la-yın. Diş kadar önemlisi yokmuş, yaşadıkça öğrendim. 4 ayda bile dişlerimde olan değişime inanamıyorum. 24 senedir aklım nerdeymiş acaba.

Haziran ayının başında doktorum Cüneyt Keskin'in muayenehanesinde başlayan tedavim dördüncü ayını doldurdu. Önce üst dişlerime takıldı tel. Okuduğum kadarıyla haftalarca yemek yiyemeyeceğim, zar zor çorba içeceğim, ağzımda korkunç yaralar meydana gelecek sanıyordum. Yaşayarak öğrendim ki, her insanın vücudunun tepkisi farklıymış. Bunların hiç ama hiçbiri başıma gelmedi. Ne ağzım yara oldu, ne yemek yerken zorlandım, ne ağrım sızım oldu. Doktorcum bu yazdığımı görmesin ama tellerin ertesi günü gittim dürüm bile yedim. Tabi ısırmak biraz zor oldu, bebek gibi böle böle yedim ama yine de yedim. Hiç ağrı kesici bile almak zorunda kalmadım. Başta Ekşi sözlük yazarları olmak üzere böyle korkutucu yorumlar yazanları kınıyorum. Belki diş yapısıyla da alakalıdır, belki Dr. Cüneyt Keskin'in elleri gerçekten sihirlidir bilmiyorum ama bu kadar göz korkutucu, kaçılacak bir şey kesinlikle değil. En büyük korkum bu acı, ağrı meselesiydi. Sorunsuz bir başlangıç dönemi yaşadım. Onun dışında tipik Türk kızı olarak "Telli mi gezcem yeaaa bu yaştan sonra" triplerindeydim. Valla yamuk dişli gezmekten iyiymiş telli gezmek. Bütün arkadaşlarım da sağolsunlar psikolojik olarak çok yardımcı oldular. Bu girişimimde desteklerini esirgemeyip, doğru bir karar verdiğimi söyleyince dişimdeki telleri unuttum bile.

Üst dişlerimin ardından yaklaşık 3 ay sonra, yani Eylül ayının başında alt dişlerime de tel takıldı. İtiraf etmem gerekirse üsteki kadar rahat geçmedi alt dişlerimin alışma dönemi. Koca dudaklı olmamdan mıdır nedir ağzımın içinde hafif yanmalar hissettim. Üç gün sonunda yine hiçbir şey yokmuş gibi hissetmeye devam ettim. Tek sorun sürekli dişimde bi şeyler kalmış gibi hissediyorum. Her yemekten sonra diş fırçalasam da, dışarıda bi şey yemeye çekinir oldum. "Acaba dişimde bi şey kaldı mı?" diye düşünmekten yemek yiyorum kimseyle. Kalmasa da psikolojik olarak varmış gibi geliyo bana. Ama bi sene, iki sene neyse katlanıcaz artık, sağlık sonuçta. Dört ayda bile gözle görülür değişiklikler oldu dişlerimde. Doktorum Cüneyt Keskin yazın çıkmasını planladığını söylüyor. Her gittiğimde "Ne zaman çıkcak, ne zaman çıkcak." diye darlasam da, her soruma olduğu gibi buna da sabırla cevap veriyor.

İşte tellerle geçen dört ayım bu şekildeydi. Aklında olan, erteleyen, çekinen varsa hiiiiiç çekinmesin. Dünyanın en korkak ve tripli insanı olarak ben bile taktırdıysam sen aslansın kaplansın hayli hayli taktırırsın sevgili okur! Umarım merak edilen soruları yanıtlayabilmişimdir. Benim yanıtlayamadıklarımı Dr. Cüneyt Keskin'in websitesinde bulabilir ya da Facebook sayfasından direk kendisine sorabilirsiniz.