Ağız Ve Diş Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar

Ağız Ve Diş Sağlığında Doğru Bilinen Yanlışlar



Doğru bildiğimiz yanlışlar o kadar çok ki, bugün de aynı konuya devam ediyoruz.Eğer ilginizi çekiyorsa ve sizin de aklınızda yer etmiş ama doğruluğundan emin olmadığınız bilgiler varsa, bunları benimle paylaşırsanız, bu konu üzerinde biraz daha ilerleyebiliriz. Ben bir ortodontist olduğum için,sıklıkla duyduğum ve gülümseyerek dinlediğim , ortodonti ile ilgili kesilen ahkamlardan ve hurafelerden bahsedeceğim.

* Diş taşlarını temizletmek zararlıdır.

Kesinlikle yanlış.Diş taşı, diş ile dişeti arasında birikerek, zamanla dişetinin çekilmesine ve beraberinde dişi çevreleyen kemik dokusunun yüksekliğinin azalmasına neden olur.Bunun sonucunda da dişeti hastalıkları ve dişlerde sallanmalar meydana gelir.Daha ileri seviyede ise genellikle diş kaybedilir.Diş taşı temizliği dişinizin minesine zarar vermez. Her medeni insan gibi, 6 ayda bir gidilecek diş hekimi kontrolünde eğer gerekli görülüyorsa ‘’detartraj’’yani diş taşı temizliği yaptırılmalıdır.

*Diş ipi kullanımı dişetinin çekilmesine neden olur.

Bu da doğru değil.Diş ipi kullanımı bireysel olarak ağız hijyeninin sağlanmasında vazgeçilmez unsurlardan biridir.Özellikle, dişler arasındaki kontakt nokta ilişkisi iyi olmayan durumlarda kullanımı,dişler arasında kalan yiyecek artıkları ve bakteri plaklarının temizlenmesi açısında etkili olacaktır.

*Piyore olup dişlerini kaybetmek.

Ben, Diş hekimliği fakültesinde ve üstüne Ortodonti anabilim dalında geçirdiğim toplam 21 yıl içinde piyore diye bir şeyi öğrenmedim.Ama nerden çıktıysa kime sorsanız piyoreyi bilir.Anladığım kadarıyla piyore ‘’gingivitis’’dediğimiz dişeti hastalığı.Bu hastalığın da tedavisi mümkün,illa diş kaybedilecek diye bir şey yok.

*Ağrıyan dişin üzerine aspirin veya rakı koymak.

Bu usullerin, bizim çiviyi çiviyle sökme inadımızdan kaynaklandığını sanıyorum.Aspirin yıllardır kullanılan ve her gün yeni bir yararı olduğu orta çıkan , iyi bir ağrı kesici,ateş düşürücü ilaçtır.Ama aspirin yani ‘’asetil salisilik asit’’ağrıyan dişin üzerine basılırsa,ağrıyı geçiremeyeceği gibi bir de dişetinde tahrişe neden olacaktır. Rakı ise bilindiği gibi alkol ve anason içermekte olup bu maddelerin analjezi yani ağrının geçirilmesiyle bir ilgisi yoktur.Ayrıca,alkol de dişetinde tahrişe neden olacaktır.Fakat halkımız bu usullere o kadar inanıyor ki,geçen gün dişi ağrıyan bir komşum önerdiğim ağrı kesici ilaca ilaveten,benden habersiz o bölgeye rakı da koyuyor ve sonra ağrısı geçince bana rakının ne kadar etkili olduğundan söz ediyor ama içtiği ilacın etkisi aklına bile gelmiyor.

*14 yaşından sonra ortodontik tedavi yapılmaz.

Esasında ileri yaşlarda ortodontik tedavi yapılmaz demek istiyorlar ama üniversite kapılarında tedavi olmak için biriken yığınların azaltılması için kapıya asılmış olan ‘’14 yaşından büyüklerin tedavisi kliniğimizde yapılmaz ‘’yazısı ne kadar etkinmiş ki, bu bilgi tüm topluma yayılmış.Kaldı ki,erişkinlerin ortodontik tedavisini sıklıkla ve başarıyla yapıyoruz.

Daha önceki , kariyer ve başarı ile ilgili yazımda erişkin ortodontisinin önemini ve tedavi istemindeki yükselen ilgiyi anlattığım için tekrar değinmeyeceğim.

*Sürekli dişleri sürmeden veya 12 yaşından önce ortodontik tedavi yapılamaz..

Öncelikle şunu söyleyeyim, ortodontik tedavinin başlangıcı için yaştan bahsedilemez.Büyüme dönemindeki bir insanın 3 ayrı yaşından söz edilebilir. Kronolojik yani takvimsel yaşı,kemik yaşı ve diş yaşı. Bunlar beraber seyredebilecekleri gibi , her biri ayrı bir yaş grubunu da gösterebilir.Ayrıca cinsiyet de yaş grubunun farklı şekilde kategorize edilmesindeki etkenlerdendir. Bunlar bir yana, hastanın yaşının küçük olduğunu düşünelim ve örneğin alt çenesini yana doğru kaydırma alışkanlığı veya kalıtsal olarak alt çenenin öne doğru gelişimi söz konusu olsun, bunlar ve benzeri anomaliler görüldüğü anda müdahale edilmelidir.Demek ki ,tedavi başlangıcı için yaş telaffuz edilemez.

*Ortodontik tedavi diş çürütür.

Hayır, dişi çürüten hastadır.Biz tedavi başında hastamıza ağız hijyeninin önemini defalarca ve vurgulayarak anlatırız.Tabii ki ,teller mikro organizmaların ağızdaki tutunmasını arttıracaktır.Bu sebeple dişlerin her yemek sonrası özenle fırçalanmasını isteriz.Fırça ile yapılan mekanik temizlik yeterliyse çürümeden ve olası dişeti rahatsızlıklarından endişelenmek yersizdir.

*20 yaş dişleri çıkarken diğer dişlerimi yamultur mu?

Bu endişe ile 20 yaş dişlerinin çekimi talebi ile gelen çok kişi var.Söz konusu dişler sürerken illa diğer dişleri etkilerler diye bir kural yok.Diş kavsinde yeterli yer varsa,yan yana olan dişlerin birbiri ile temasları iyi ise ve 20 yaş dişlerinin sürme pozisyonlarında problem yoksa bu dişlerin çekimi gereksizdir.

*Ortodontik tedavi en az 2.5-3 yıl sürer.

Hastanın tellerle gezdiği aktif tedavi süresi,eğer gelişimi beklemek gibi bizi yavaşlatan bir durum yoksa,8-9 ay civarındadır. Dişler düzeldikten sonra ise pasif tedavi dönemi yani pekiştirme tedavisi başlar.Burada kullanılan aygıtlar ya dişlerin arkasından yapıştırılır ve görülmez, yada hastanın takıp çıkaracağı türden aygıtlardır.Bu nedenle aktif tedavi gibi sıkıntılı değildir ve tedavi bitti gözü ile bakılabilir.

*Tedavi sırasında kolalı içecek içilmez.

Bu lafı da kim söyledi bilinmez ama herkes bilir.Tedavi sırasında dişlere yapıştırdığımız ‘’braket’’leri dolgu maddesi benzeri bir malzeme ile yapıştırıyoruz.Dişinde dolgusu olan kolalı içecek içemiyor mu? Ama ağızda asitli ortam yaratması tabii ki sakıncalı . Bu nedenle asitli içecekler tüketildikten sonra ağzın çalkalanmasında yarar var. Bu asılsız bilgiler ve duyumlar bitecek gibi değil.