Dr Cüneyt KESKİN Ortodonti Kliniği Teşhis ve Tedavi

Tetkikler

RADYOGRAFİ, FOTOĞRAF ÇEKİMİ ve ÖLÇÜ ALIMI

Tedavi başlangıcında teşhis amaçlı, kontrol amaçlı olarak da tedavi süresince ve tedavi sonrasında diş ve çevre dokuların ayrıntılı olarak incelenebilmesi için diş ve baş röntgenlerinin çekilmesi ve diş-çene ölçülerinin alınması gerekmektedir. Tedavi değişikliklerini daha net izleyebilmek için ağız içinden ve ağız dışından fotoğraf çekilmesi de gerekmektedir. Bazı ortodontik anomalilerin teşhis ve tedavisinde, eklem rahatsızlıklarında ileri tetkiklerin (Magnetik Rezonans Görüntüleme-MRI, Kompüterize Tomografi-CT, diğer diş hekimliği veya tıp anabilim dallarından konsültasyon,….vb.) istenmesi de gerekebilir.

Tedavi ve İşlemler

HAREKETLİ AĞIZ-İÇİ APAREYLER

Dişlerinizdeki ve/veya çenelerinizdeki problemin giderilmesi için belli bir süreliğine çeşitli apareyler kullanmanız gerekecektir. Apareylerin yapımı için ilk teşhis ölçülerinden sonra bir kez daha ölçü alınacaktır. Apareyler ilk kullanılmaya başlandığında konuşmakta ve tükürüğünüzü yutmakta güçlük çekeceksiniz. Ancak bir süre kullandıktan sonra bu şikayetlerde azalma olacaktır. İlk etapta artış gösteren tükürük akışı da apareye alışılması ile zaman içerisinde azalacaktır. Bununla birlikte bu apareyleri kullanırken bazen ağız içinde yaralar oluşabilir. Bu durumda hekiminize başvurduğunuzda yaralanmaya sebep olan kısımlar düzeltilir. Hareketli ağız-içi apareyler hasta tarafından gerekli olduğu şekilde kullanılmazlarsa bunların yapıştırılması ile sabit ağız-içi apareylerle de bazı tedavilere devam edilebilir. Tedavinin başarısı apareyin gerektiği şekilde kullanılmasına bağlıdır.

 
 

SABİT AĞIZ-İÇİ APAREYLER

Hareketli ağız-içi apareyleri kullanamadığınız durumlarda tedavinin başka bir alternatifi bulunmuyorsa ağız içi hareketli apareyin yapıştırılması aracılığı ile tedaviye devam edilebilir. Bunlar üst çeneyi genişletmekte kullanılan genişletme apareyleri, dişleri geriye hareket ettirmekte kullanılan apareyler gibi çeşitli apareylerdir. Bu apareyler yapıştırılarak kullanıldıkları için yemek yerken dahi ağızdan çıkartılamazlar. Hareketli ağız-içi apareylere benzer olarak konuşma ve tükürük yutma gibi problemlerin yanı sıra hijyen sağlamak da güçleşecektir. Bu apareyler kullanım amaçlarına göre 1 aydan bir yıla kadar ağızda yapışık şekilde kullanılabilirler.

Tedavi ve İşlemler

SABİT AĞIZ-İÇİ GENİŞLETME APAREYLERİ

Yukarıda belirtilen sabit ağız-içi apareylerden genişletme apareylerinin ayrıca hastada üst çene kemiğinin arasındaki birleşme yerinin açılması esnasında hastada baş dönmesi, çift görme, ağrı, göz yaşarması, kulakta çınlama gibi çeşitli yan etkileri de bulunmaktadır. Bu durumda hekiminize başvurduğunuzda işleme bir süreliğine ara verilmektedir. Ağrı ortodontik tedavilerde genellikle karşılaşılan bir etki olduğundan çok aşırı olmadığı takdirde işleme devam edilmektedir. Genişletme işlemi için apareyde bulunan vidanın açılması bir yakınınız tarafından gerçekleştirilecektir. Bu işlem yakınınıza ve size hekiminiz tarafından gösterilecektir ve bu işlem sırasında kullanılan vida anahtarının boğaza kaçmaması için dikkat edilmesi gereklidir. Genişleme istenildiği şekilde gerçekleşmediği takdirde ise cerrahi yardımı ile aradaki kemik açılabilmekte ve genişletmeye bundan sonra aynı aparey ile devam edilmektedir. Cerrahi işlem genel veya lokal anestezi ile olmaktadır (Cerrahi işlemler konusunda cerrahi kliniğinden de bilgi alınmalıdır).

 
 

HAREKETLİ AĞIZ-DIŞI APAREYLER

Çenelerdeki iskeletsel problemlerin varlığında başta olmak üzere, bazı dişsel problemlerin ortodontik tedavisi esnasında da ağız dışından uygulanan apareylerin kullanılması gerekmektedir. Bazı dişsel ortodontik sorunların tedavisinde ağız dışı apareyler yerine dışarıdan gözükmeyen sabit ağız içi apareyler veya ağız içi ortodontik implantlar da kullanılabilir. Ancak iskeletsel problem bulunan vakalarda uygun görülen bazı ağız dışı apareylerin alternatifi bulunmamaktadır. Ağız dışı apareylerden head-gear hastaların azı dişlerine uygulanan bantlar veya çeneye uygulanan hareketli apareyler aracılığı ile kullanılır. Ağız içine giren head-gear koluna, ağız dışında enseden veya kafadan geçen lastik bantlarla kuvvet aktarılır. Gece uyku esnasında lastik bantların uyguladığı kuvvetlerle bazen ağız içi kollar yerinden çıkmakta ve yumuşak dokularda yaralanmalara sebep olabilmektedir. Bu sebepten dolayı head-gear’in uygulanışında dikkat etmek gereklidir.Alt çenenin öne doğru olan gelişimini kontrol etmek istediğimiz durumlarda ise çenelik (chin cup) aygıtını kullanırız. Tüm hareketli ağız içi/dışı apareyler hekiminiz tarafından aksi belirtilmedikçe yemek yerken, duş alırken, spor aktiviteleri esnasında ve müzik enstrümanı çalıyorsanız bu zamanlarda çıkartılabilir. Bunların dışında apareylerin hekiminiz tarafından belirlenecek sürelerle, gündüz ve/veya gece, kullanılması zorunludur. Apareyler dişlere kuvvet uyguladığından ilk aşamada ve aktivasyonlarda dişlerde ağrı olacaktır. Apareyin düzenli kullanımı ile ağrılar azalacaktır.

ORTODONTİK İMPLANTLAR

Ağız dışı hareketli apareylerden olan head-gear’leri kullanmak istemeyen dişsel problemi bulunan hastalara, erişkin hastalara ortodontik implantlar uygulanabilir. Ortodontik implantların da vida ve plaklardan oluşan pek çok alternatifi bulunmaktadır. Plaklar daha sağlam olmakla birlikte cerrahi bir operasyonu da gerektirirler. Dişeti lokal anestezi altında cerrahi olarak kaldırılır, plak cerrahi aletler yardımı ile kemiğe yerleştirilir ve ağız içerisine kuvvetin uygulanacağı bir uzantı bırakılarak dişeti yeniden kapatılarak dikilir. Ortodontik tedavinin bitimini takiben yeniden aynı işlemlerle yerinden uzaklaştırılır (Bu işlem için cerrahi kliniğinden de bilgi alınmalıdır). Vidalar ise cerrahi bir operasyonu gerektirmeden sadece lokal anestezi altında dişetinin üzerinden kemiğe vidalanırlar. Tedavi bitiminde de yine cerrahi işlem gerekmeksizin benzer şekilde yerlerinden çıkarılırlar. Kuvvetin uygulandığı bölgeye göre bazı durumlarda vidalar kendiliğinden yerinden oynamaktadırlar. Bu durumda bölgede yeniden kemik oluşumunun beklenerek işlemin tekrar edilmesi veya başka bir bölgeye uygulama yapılması gerekir ve yeniden implant ücreti tarafınızdan tahsil edilir. Yine bazı durumlarda kişide kullanılan titanyum implantlara karşı alerji gelişebilir veya hiçbir sebep olmaksızın vücut implantı reddedebilir. Bu durumda uygun görülürse head-gear ile tedaviye devam edilir.

 
 

SABİT ORTODONTİK TEDAVİ

Dişlerinizde bulunan ortodontik problemlerin giderilmesi için azı dişleriniz haricindeki üst/alt/alt-üst dişlere “braket”, azı dişlerine ve aşırı eğri konumda ya da çapraz kapanışta bulunan ve braket yapıştırılamayan dişlere “bant” yerleştirilerek ortodontik sabit tedaviye başlanır. Bu bant ve braketler aracılığıyla dişlere yerleştirilen teller sayesinde dişler olması gereken ideal konumlarına doğru hareket ettirilir. Kontrol randevularında daha önce uygulanmış olan telin görevi bitmişse bir diğer tele geçilerek tedavi devam ettirilir. Gerekli görüldüğü durumlarda tellere ek olarak ağız içinden lastikler ve ağız dışından head-gear gibi çeşitli apareylerle tedavi desteklenir.

 

Sabit tellerle tedavide ilk uygulamadan sonra ve kontrol randevularında aktivasyon yapıldığında dişlerde ağrı, ağız içerisindeki yumuşak dokularda (dil, yanak içi, dişeti) yaralar ve aftlar, dudaklarda kuruma meydana gelebilir. Tüm bu bulgular normaldir ve zaman içerisinde ağız içerisine yerleştirilen apareylere alışılacağından şikayetleri de azalacaktır. Dişlerde hareket oluştukça dişlerin çene kemiği içerisinde yemek yerken veya üzerlerine bastırıldıklarında ufak hareketler göstermeleri de normaldir. Sabit ortodontik teller çok özenli bir diş bakımı gerektirir. Diş fırçalama her öğünden sonra eksiksiz yerine getirilmelidir. Hijyenine gereken özeni göstermeyen hastanın tedavisi, kendisine daha çok zarar vereceğinden devam edilmez.

Sabit ortodontik tedavide dişlere çeşitli yapıştırıcılarla yapıştırılan bant ve braketlerin dişlerin üzerinden çıkmaması (kopartılmaması) tedavinin gidişatı açısından büyük önem taşır. Bunun için dikkat edilmesi gerekenler; özellikle gazlı içecekler (kola, soda,…..vs.), yapışkan ve sert şekerler, lokum ve sakızlar, kuruyemiş ve patlamış mısır gibi sert gıdalardan uzak durulmalıdır. Tüm yiyecekler küçük lokmalar halinde tüketilmelidir. Çekirdeği olan gıdalar (erik, kiraz, zeytin, kayısı, ….vs.) önce çekirdeği çıkartılıp daha sonra yenmelidir. Isırılarak yenen gıdalar da (elma, armut, sandviç, hamburger, dürüm,….vs.) ısırılmadan, bıçak veya elle küçük parçalara ayrıldıktan sonra yenmelidir. Dişlerin üzerine yapıştırılan braket ve/veya bantlar yerinden uzaklaştığında hemen hekime haber verilmelidir.

Dişlere braketlerin yapıştırılması işleminde dişlere önce bir miktar asit uygulanarak dişler pürüzlendirilmekte ve daha sonra braketler yapıştırılmaktadır. Tekrar eden braket yapıştırma işlemlerin dişlerin güçsüzleşmesine yol açabilir. Düzenli fırçalanmayan dişlerde oluşan asit de bu yapıştırıcıların dayanıksızlaşarak dişten uzaklaşmasına neden olduğundan fırçalama bu açıdan da çok önemlidir. Sabit tedavinin başarısında diğer ortodontik tedavilerde olduğu gibi hastanın hekimin tavsiyelerine ve apareyler kullanımı konusundaki isteklerine eksiksiz uyması, hijyenine dikkat etmesi de son derece önemlidir.

DİŞ ÇEKİMİ

Ortodontik probleminizin giderilmesi için diş çekimi gerekebilir. Diş çekimsiz bir tedavi alternatifi bulunuyorsa, bu size sunulacaktır. Ancak bazı durumlarda diş çekimi kaçınılmazdır. Çekim boşluklarından yer darlığının giderilmesi ve/veya dişlerin kapanışının düzeltilmesinde faydalanılacak ve boşluklar ortodontik olarak kapatılacaktır. Bu çekilecek dişler çürüğü, büyük restorasyonu ya da şekil bozukluğu bulunan dişler olabileceği gibi, bu dişlerin problem bölgesine uzak olduğu durumlarda, sağlam dişlerin çekimi de gerekebilmektedir.

DİŞLERDEN AŞINDIRMA

Alt ve üst dişleriniz arasındaki boyut uyumsuzluğunun olduğu durumlarda ideal kapanışın sağlanabilmesi için bazı dişlerin minelerinden 0.25 mm’lik aşındırmalar yapılması gerekebilmektedir. Bu işlem yapılmak zorunda değildir, ancak yapılmadığı takdirde dişlerin kapanışı ideal olarak bitirilmeyebilir. Bu işlemin tedavi başında aşırı eğri konumlanmış dişlerin, tedavi sonrasındaki konumlarının korunmasına da, yan dişlerle temas yüzeyinin artması ile faydası olacaktır. Hassasiyet oluşsa bile dişler iyi fırçalandığı takdirde kendiliğinden geçmektedir. Bu nedenle dişlerin mutlaka en iyi şekilde fırçalanması gerekmektedir.

 

EKLEM HASTALIKLARININ TEDAVİSİ

Eklem hastalıklarının teşhis ve tedavisinde eklem grafileri, MRI veya CT gibi ek teşhis yöntemlerine başvurulur. Eklem rahatsızlıkları toplumun büyük kısmında mevcuttur. Ağız açma-kapama esnasında ses, ağrı, ağız açmada kısıtlılık gibi belirtiler gösterir. Pek çok sebebe bağlı olarak eklem rahatsızlıkları meydana gelebilir. Çekim boşlukları, bu boşluğa doğru devrilmiş dişler, tek taraflı çiğneme alışkanlıkları,yüksek yapılmış dolgu yada protezler, ortodontik bozukluklar (ön ve/veya yan çapraz kapanışlar,açık yada derin kapanışlar,çapraşıklıklar…),diş sıkma ve gıcırdatma,travma ,psikolojik bozukluklar,dönemsel hormonal değişiklikler ve stres bellibaşlı nedenleridir.

 

Eklem rahatsızlıklarının ilerlediği durumlarda eklem yüzeylerindeki kemikleri sürtünmesine bağlı çok şiddetli ağrı, çeneyi açamama, açtıktan sonra kapatamama gibi problemler meydana gelir. Eklem rahatsızlığı esas olarak bölgedeki kasları ve kas liflerini ilgilendiren bir problem olduğu için bazı durumlarda belirtiler kendiliğinden gerileyebilir. En büyük etkenlerinden birisi strestir ve tedavi esnasında stresin kontrol altına alınması büyük önem taşır. Eklem rahatsızlıklarının tedavisinde kasları rahatlatmak için çeşitli hareketli ağız içi apareyler kullanılır. Apareylerle eklem rahatsızlıklarında rol oynayan diş sıkma ve gıcırdatma gibi alışkanlıklar da kontrol altına alınmış olur. Apareylerin mutlaka hekiminizin önerisi doğrultusunda kullanılması gereklidir. Hareketli ağız içi apareyler kısmında belirtildiği gibi bir süreliğine konuşmayı zorlaştırırlar ve tükürük akışını arttırırlar. Ancak zaman içerisinde apareye alışılacağından bu şikayetler de ortadan kalkar. Bu hareketli apareylerin yanı sıra eklem rahatsızlığının sebebi olarak dişlerin kapanışı görülüyorsa, dişlerden aşındırma yapılmadan sabit tellerle hareket ettirilerek, dişlerin öncül temasları sebebi ile eklem bölgesine gelen travmalar önlenir. Eklem rahatsızlıklarının çok ilerlediği durumlarda yalnızca ortodonti kliniğinde tedavi yetmemekte ve cerrahi işlemlere de ihtiyaç duyulabilmektedir.

VİDEO

GÖMÜLÜ DİŞLERİN ORTODONTİK TEDAVİSİ

Sürme yaşı geldiği halde süremeyerek çene kemiği içerisinde kalmış dişler cerrahi bir işlem yardımıyla ağız içerisine sürdürülebilirler. Gömülü dişler sürdürülmediği ya da çekilmediği zaman yanlarındaki dişlerin köklerinde erime ve kist oluşturma gibi problemler meydana getirebilirler. İlk aşama olarak sabit ortodontik tedaviye başlanarak gömülü dişe yeterli yer açılır ve çevre dişlerin kök eğimleri ayarlanır. Sonrasında cerrahi kliniğinde lokal anestezi altında gömülü dişin üzerindeki dişeti ve kemik kaldırılır, dişin üzerine ucunda bir tel uzantısı bulunan braket yerleştirilerek tekrar dişeti kapatılır. Daha sonra braket aracılığı ile dişe uzanan telden lastikler uygulanarak gömülü dişe kuvvet uygulanır. Cerrahi operasyonda yapıştırılan braket bölgenin tam olarak kurutulamaması gibi bazı problemler nedeni ile braket yerinden oynarsa yeniden cerrahi işlemin tekrarlanması gerekebilir (Cerrahi işlemler konusunda cerrahi kliniğinden de bilgi alınmalıdır).

Bazı durumlarda gömülü diş çene kemiği ile kaynaşmış olabilir ve tüm müdahalelere karşılık ağza sürdürülemez. Bu durumda gömülü diş çekilerek ortodontik tedaviye yeniden planlama yapılarak devam edilir.

Videolar


 

ORTOGNATİK CERRAHİ

İskeletsel anomaliler büyüme ve gelişimin bitiminden sonra, anomalinin şiddetine bağlı olarak, daha hafif olan hastalarda anomali gölgelenerek sadece ortodontik olarak tedavi edilirken, anomalinin dışarıdan şiddetli bir şekilde kendini gösterdiği durumlarda ise ortognatik cerrahi ile birlikte tedavisi uygundur. Ortognatik cerrahi ile tedavi edilecek bireylerde ameliyat öncesinde ilk aşamada dişlerin kendi çene kemiği kaidelerine göre olması gereken konuma getirilmeleri için sabit ağız içi tellerle ortodontik tedaviyle başlanır.

 
Bu esnada anomalinin şiddeti bir miktar daha arttırılır. Dişler ameliyat öncesinde olması gereken konumlarına getirildiklerinde hastadan yeniden sefalometrik röntgen filmleri, ölçüler ve fotoğraflar alınarak cerrahlar ile birlikte ameliyat planlaması yapılır. Hasta genel anestezi ile birlikte ameliyata alınır (Cerrahi işlemler konusunda cerrahi kliniğinden de bilgi alınmalıdır). Ameliyat sonrasında tüm tıbbi ameliyatlardan sonra da olduğu gibi yara iyileşmesi döneminde yüzde şişlikler ve morarma ile birlikte ağrı da olmaktadır. Bu süre içerisinde yemek yeme biraz güçleşmektedir ve hastalara kuvvetli ağız içi lastikler kullandırılır. Yara iyileşmesinin tamamlanmasından sonra ortodontik tedaviye devam edilir ve yine ağız içi lastikler yardımıyla dişlerin de ideal kapanışı sağlanır. Tedavi bitimini takiben tüm ortodontik tedavilerin bitiminde olduğu gibi retansiyon apareyleri ile pekiştirmesi yapılır. Pekiştirme döneminde bir miktar geri dönüş kaslardaki çekme sebebi ile gerçekleşebilmektedir. Ancak hiçbir zaman tedavi başındaki duruma geri dönüş gerçekleşmez.


< /p>


 
TRAVMA GÖRMÜŞ DİŞLERİN ORTODONTİK TEDAVİSİ

Travma esnasında oluşan kırıklar; dişlerin ve/veya köklerinin çeşitli şekil ve büyüklükte kırılmaları şeklinde oluşabileceği gibi, dişin çene kemiği içinden kısmen veya tamamen fırlaması şeklinde ortaya çıkabilir. Travma sonrasında gerekli müdahale endodonti kliniğinde yapıldıktan sonra kliniğimizde ortodontik muayene (radyolojik, ölçü model, fotoğraf) yapılır. Travma gören dişlerde çene kemiğine kaynaşma meydana gelmemişse ortodontik olarak olması gereken konuma getirilmesi için sabit tellerle tedavi uygulanır. Tedavinin ilerleyen safhalarında dişte çene kemiği ile kaynaşma, kökte erime gibi çeşitli komplikasyonlar meydana gelebilir. Bu durumda gerekli müdahaleden sonra diş kurtarılamıyorsa çekilerek ortodontik tedavisi gerekli şekilde yeniden düzenlenir ve devam edilir.
 

RETANSİYON (PEKİŞTİRME) APAREYLERİ

Tüm tedavi bitirildikten sonra tedavi sonuçlarının korunması için hekiminizin uygun gördüğü zamana kadar ağız içi hareketli ya da sabit apareyler kullanılacaktır. Diş konumlarının korunmasında rutin olarak tercih edilen hareketli retansiyon apareyleridir. Hareketli apareyler konuşmayı ve tükürük yutulmasını bir miktar güçleştirmekte ve ağız içerisine bakıldığında dişlerin önünden geçen bir tel olarak veya hafif parlak-şeffaf bir plaka olarak gözükmektedirler. Bunu istemeyen hastalarımız için sabit retansiyon apareyleri de mevcuttur. Sabit olan apareyler dişlerin dil tarafına yapıştırıldıklarından dışarıdan görülmezler. Yalnızca hekiminiz tarafından yerleştirilip uzaklaştırabilirler ve çok özenli bir kullanım gerektirirler. Sabit retansiyon apareyleriyle hijyen zorlaşmakta, yemek yerken dikkatli olunması gerekmekte ve konuşma yine bir süreliğine bozulmaktadır. Dişlerin kapanışı hayat boyu bir değişim gösterme eğilimindedir. Bu sebepten dolayı retansiyon apareylerinin ideal kullanımına rağmen tedavi bitiminden sonra tedavi sonuçlarında geri dönüş oluşabilir. Bununla birlikte apareylerini iyi kullanan hastalarda meydana gelecek geri dönüşlerin hekim haricindeki bir göz tarafından algılanması güçtür. Bu nedenle apareylerin mutlaka söylendiği şekilde kullanılması zorunludur. Apareylerin belirtilen şekillerde kullanılmaması sonucunda tedavi ile elde edilen olumlu sonuçlar kaybedilecek ve tedavi başındaki problemli duruma geri dönüş olacaktır. Alt kesici dişler bölgesindeki eğrilikler, özellikle 20 yaş dişleri sürerken ve hayat boyu geri dönme eğiliminde olduklarından, tedavi bitiminden sonra hekiminizin belirttiği şekilde apareylerinizi kullanmanız son derece önemlidir. Yine iskeletsel anomaliler büyüme gelişim bitene kadar mutlaka gerekli ağız içi ve/veya ağız dışı apareylerle kontrol altında tutulmalıdır ki, elde edilen olumlu profil değişiklikleri kaybedilmesin.

 
Hasta Kooperasyonu

Ortodontik tedavinin başarısı, büyük oranda hastanın tedavi için gerekenleri yerine getirmesine de bağlıdır. Tedavi için gerekli apareylerin (plak, lastik vb.) belirtildiği şekilde kullanılmaması, tekrarlayan braket ve/veya bant kopması, hijyene dikkat edilmemesi sonucunda tedavi süresi oldukça uzamaktadır ve apareylerin ağızda gerekenden daha uzun kalması sonucunda da hastaların ağız sağlığı tehlikeye girmektedir. Apareylerde bükülme, kırılma söylenildiğinden başka şekillerde kullanım sonucunda dişlerde istenmeyen hareketler meydana gelebilir. Dolayısıyla hastaların hekimleriyle olan işbirliği büyük önem taşımaktadır. Kooperasyon göstermeyen hastaların tedavilerine son verilir.

Hastaların randevularını aksatmamaları da tedavinin gidişatı bakımından son derece önemlidir. Uzun zaman kontrol edilmeyen sabit/hareketli apareyler dişlerde istenmeyen hareketler gerçekleştirecektir. Verilen randevulara en iyi şekilde uyulması gereklidir. Mazeret sebebiyle gelememe durumunda hekiminizi en az 3 gün öncesinden haberdar etmeniz gereklidir. Hastalar 6 ayda bir çürük ve diş eti sağlığı bakımından rutin diş hekimi kontrollerini de yaptırmalıdırlar.

Hastanın diş tedavisi sürerken, ilk muayenede belirlenen tedavi planından farklı veya ek tedavi gereksinimleri ortaya çıkabilir. Değişiklikler söz konusu olduğunda tarafımızdan bilgilendirileceksiniz.

Ortodontik tedaviler genellikle planlandığı şekilde yürürler. Ancak genetik olarak ortodontik problemin baskınlığı, hastanın işbirliği gibi faktörler ortodontik tedavi sonuçlarını olumsuz etkileyebilir. Bununla birlikte hekiminiz ile işbirliği yaparak apareylerin belirtildiği şekillerde kullanıldığı, hijyene dikkat edildiği, apareylerde kırılma, kopma, kaybolma meydana gelmediği takdirde mümkün olabilecek en iyi şekilde tedaviniz gerçekleştirilecektir. Tedavi sonlandırıldıktan sonra da sonuçların kalıcılığı için retansiyon(pekiştirme) için verilen apareylerinizi en iyi şekilde kullanmanız gerekmektedir. Her aşamada elde edilen bilgiler sizinle paylaşı

lacak ve sağlıklı bir ağız yapısına sahip olmanız için gerekli önlemlerin alınması ile sağladığımız fayda konusunda bilgilendirileceksiniz.

Tedavisi Devam Eden Hastalarımızın Dikkatine

1-Olağanüstü bir rahatsızlık olursa,kliniğimizi hemen aramakta tereddüt etmeyiniz.
2-Telleri eğeceğinden veya bantları gevşeteceğinden,bazı yiyeceklerin alımına özen gösteriniz.Aşağıdaki yiyecekleri kullanmayınız veya dikkatli kullanınız:
Sert gıdalar:Havuç,elma,erik (bu tür sert meyva ve sebzeleri ısırarak değil,küçük parçalara kestikten sonra yiyebilirsiniz.)
Yapışkan gıdalar:Yapışkan şekerler,ciklet,lokum,jelibon,karameller (kesinlikle kullanmayınız.)
Şekerler:Şeker içeriği yüksek olan tüm yiyecekler (tatlı ve kolalı içecekleri mümkün olduğunca az tüketiniz.)
3-Zaman zaman ağzınızdaki band ve braketleri kontrol ediniz.Tel,band ve braketlerinizde kopma veya çıkma varsa hemen kliniğimizi arayınız.
4-Dişlerinizin ve tellerinizin üstünde herhangi bir birikinti kalmayıncaya kadar fırçalayınız. Dişlerinizi yeterince fırçalamazsanız, dişeti rahatsızlıkları ile birlikte diş çürükleri oluşacak ve bunlar tedavi sürenizin uzamasına neden olacaktır.
5-Ağzınızdaki sabit apareyler ile, dilinizi veya parmağınızı kullanarak oynamayınız.
6-Sabit apareyinizin ağzınıza uygulandığı ilk günlerde konuşma güçlüğü çekebilirsiniz.Bu gibi rahatsızlıklar 1-2 gün içinde kendiliğinden geçecektir.
7-Sabit aparey tedavisi gören hastaların rutin kontrollerini aksatmaması gerekmektedir.
Yardımınız için teşekkür ederiz.

HAREKETLİ ORTODONTİK APAREYLERİN KULLANIMI VE BAKIMI HAKKINDA UYARILAR

Ortodontik tedaviniz süresince aşağıdaki uyarıları tam olarak uyguladığınızda,ortodontik tedaviniz daha iyi sonuç verecektir.
1-Diş fırçalarken, futbol, yüzme veya benzeri spor dallarıyla uğraşırken, yemek yerken de dahil olmak üzere apareyinizi takmayınız. Bunların dışında apareyinizi tam gün takınız.
2-Apareyinizi diş fırçası yardımıyla sabun veya diş macunu kullanarak su ile temizleyebilirsiniz. Apareyinizi temizlemek için sıcak veya kaynayan suya asla koymayınız.
3-Her öğünden sonra dişlerinizi ve apareyinizi fırçalayınız.
4-Yeni bir apareyle, başlangıçta konuşmada zorluk çekebilir veya apareyden plastik tadı alabilirsiniz. Bu tip şikayetler bir-iki gün içinde kaybolacaktır.
5-Apareyiniz ile birlikte lastik de kullanıyorsanız,yanınızda yedek lastik taşıyınız. Lastik poşetinizi evde buzdolabında muhafaza ediniz.
6-Apareyinizi takmadığınızda onu plastik bir kutuda saklayınız ve yanınızda taşıyınız.(Plastik kutuları kliniğimizden temin edebilirsiniz.)
7-Apareyin gevşemesine neden olacağından dilinizle apareyi ağzınızdan çıkartmaya çalışmayınız; ayrıca apareyinizin ağzınıza olan uyumu bozulacağından yapışkan yiyeceklerden
(ciklet,lokum,şeker,v.b.) uzak durunuz.
8-Apareyiniz eğilir, kırılır, ağzınıza uyumu bozulur ya da kaybolursa bizi hemen arayınız.
Yardımınız için teşekkür ederiz.

LASTİK KULLANIMI İÇİN UYARILAR

1- Dişlerinizin hareket edebilmesi için; lastiklerinizi kliniğimizde size gösterildiği şekilde ve hergün düzenli kullanmanız gerekmektedir.Aksi halde,yani lastiklerinizi kullanmazsanız,dişleriniz hareket etmeyecektir.
2-Lastiklerinizi yemek saatleri ve diş fırçalama dışında gece-gündüz sürekli takınız.
3-Her 12 saatte (günde iki kere),mevcut lastiğinizi yenisiyle değiştiriniz.
4-Gün içerisinde lastiğinizi kaybeder veya koparırsanız, derhal yenisini takınız.Bu nedenle daima yanınızda yedek lastikler taşıyınız. Lastik poşetinizi evde buzdolabında muhafaza ediniz.
5-Lastikleri taktığınız çengeller kırılır veya eğilir ve bunun sonucunda da lastiklerinizi takamıyorsanız, hemen kliniğimizi arayınız.
6-Lastikleriniz biter veya kaybolursa, kliniğimizden isteyiniz.
7-Lastiklerinizi ancak düzenli olarak takarsanız dişleriniz hareket edecek ve tedaviniz sağlanacaktır.
Yardımınız için teşekkür ederiz.